TYT/AYT
Trend

Milli Mücadeleye Hazırlık Dönemi

İzmir’in İşgali (15 Mayıs 1919)

Fransızlar ve İngilizler tarafından I.Dünya savaşında İtalyanlara vaat edilen Batı Anadolu bölgesi Paris Barış Konferansında Yunanlılara verilmiştir. Bu doğrultuda harekete geçen Rumlar 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal etmiştir. İşgalin sebebi ise kamuoyuna bölgede Rumların çoğunluk olduğu ve Türkler tarafından zulm gördükleri yalanı olmuştur.

İşgale karşı ilk tepkiyi Hukuk- u Beşer Gazetesi Baş Yazarı Hasan Tahsin göstermiş ve silahını ateşleyerek Yunan askerini vurmuştur. Rumlar tarafından Hasan Tahsin olay yerinde şehit edilmiştir.  Akabinde harekete geçen Yunanlılar binlerce Türkü katletmiş ve Aydın, Nazilli, Akhisar ve Ayvalık bölgelerini de işgal etmiştir. Rumların işgalleri ve sergiledikleri çetecilik faaliyetlerine karşı Türk halkı  milli direniş başlatarak Kuvay-i Milliye birlikleri oluşturmuş, ülkenin her tarafında ise işgallere karşı protesto mitingleri düzenlenmiştir.

 Amiral Bristol Raporu (13 Ekim 1919)

Rumların Batı Anadolu yaptıkları işgaller Türklere karşı yaptıkları katliamlar ve zulümlerin araştırılması sebebi ile İtilaf devletleri tarafından Amiral Bristol’un başkanlığında bölgeye gönderilen heyetin hazırladığı rapordur. Raporda aşağıdaki ifadeler yer almıştır;

  • Rumların bölgedeki işgalleri haksızdır.
  • Batı Anadolu bölgesindeki nüfusta Türkler çoğunlukta Yunanlılar ise azınlıktadır.
  • Türkler tarafından Rumların katledildiği ve zulme uğradıkları asılsızdır.
  • Rumlar çekilerek bölgeyi İtilaf devletlerine teslim etmelidir.

Amiral Bristol raporu Türk milleti tarafından gerçekleşen ulusal mücadelenin haklılığını gösteren ilk uluslararası belgedir.




Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı (19 Mayıs 1919)

İngiltere’nin Karadeniz bölgesinde yaşanan çatışmaların engellenerek asayişin sağlanmasını yönündeki talebi üzerine İstanbul Hükümeti tarafından Mustafa Kemal’e 9. Ordu Müfettişliği vazifesi verilmiştir. Yıldırım Orduları Grup Komutanlığın lağvedilmesi üzerine 13 Kasım 1918’den beri İstanbul’da olan Mustafa Kemal’in geniş yetkiler ile sadece askeri değil sivil makamlara ‘da emir verme yetkisine sahip olmuştur. Görev tanımında ise Samsun ve çevresinde asayişi sağlanması yer almıştır. Bu doğrultuda maiyetindekiler ile birlikte Bandırma Vapuru ile yola çıkan Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 günü ise Samsun’a varmıştır.

22 Mayıs 1919’da Damat Ferit Paşa Hükümetine gönderdiği ve Milli Mücadelenin adımının atıldığı ilk belge niteliğindeki raporda; Rumların İzmir’deki işgallerinin haksız olduğu ve bölgedeki çatışmaların da sebebi oldukları ile Türk milletinin hiçbir ülkenin himayesine girmesinin söz konusu olmadığı belirtmiştir.

Millî Mücadele fiilen ile başladığı bu süreci Mustafa Kemal Nutuk’ta şu şekilde açıklamıştır:

  1335 senesi Mayısın on dokuzuncu günü Samsuna çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye:

“Osmanlı Devletinin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumide mağlup olmuş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş şeraiti ağır bir mütarekename imzalanmış. Büyük harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde. Harb-i Umumi’ye sevk edenler kendi hayatları endişesine düşerek memleketten firar etmişler”

Atatürk, Gazi Mustafa Kemal, Nutuk,  İstanbul 2018.


Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919)

İstanbul hükümeti tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması üzerine Havza’ya geçen

TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, Milli Egemenlik Belgeleri Ankara 2015.

Mustafa Kemal 28 Mayıs 1919’da Havza genelgesini yayımlamıştır Havza genelgesinde şu maddeler yer almıştır;

  • Vatanımızın bütünlüğünün korunması  için işgallere karşı   protesto amaçlı ulusal mitinglerin  düzenlenmelidir.
  • İtilaf devleti temsilcilerine ve Osmanlı Hükümetine telgraflar gönderilmelidir.
  • Gayrimüslimlere karşı düşmanca davranılmamalıdır.

⇒Milli bilinç oluşturulmak istenen Havza Genelgesi ile ilk olarak Mustafa Kemal’in katılımı Havza’da daha sonra ülkenin birçok yerinde işgaller karşı mitingler düzenlenmiştir.

⇒ Genelgenin yayınlanmasından sonra  görev tanımının dışına çıktığı gerekçesi ile Mustafa Kemal Osmanlı Hükümeti tarafından İstanbul’a çağrılmıştır.


TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, Milli Egemenlik Belgeleri Ankara 2015.

Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)

İstanbul hükümetinin geri dönmesi isteğini kabul etmeyerek Amasya’ya geçen Mustafa Kemal Ali Fuat,  Rauf Bey ve Refet Bey’in imzası Cemal Paşa ve Kazım Karabekir telgrafla onayı ile 22 Haziran 1919’da  yayımlanmıştır. Toplam dört madden oluşan genelgede yer alan bazı maddeler şunlardır;

  • Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir.
  • İstanbul hükûmeti üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemektedir.
  • Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
  • Milletimizin haklarını, sesini dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak millî kurul kurulmalıdır.
  • Anadolu’nun en güvenilir yerlerinden Sivas’ta acil bir şekilde Milli kongre toplanması gereklidir.
  • Kongreye her sancaktan halkı güvenini kazanan üç kişi katılacak bunlar milli bir sır olarak ve gerektiğinde kimliğini gizleyerek acil yola çıkmalıdır.
  • 10 Temmuzda Erzurum’da Doğu illeri adına Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyetlerinden seçilmiş üyeler kongre yapacaktır. Bu üyeler Sivas’ta yapılacak genel kongreye katılacaktır.

⇒Ulusal egemenlikten ilk kez bahseden ve ihtilal beyannamesi özelliği taşıyan Amasya genelgesinde Millî Mücadele’nin amacı, gerekçesi ve yöntemi açıklanmıştır.

⇒  İstanbul Hükümeti tarafından Mustafa Kemal’e görevden alındığı bildirilmiştir. Mustafa Kemal bu durum üzerine görevinden istifa ederek Sine-i Millet’e dönerek Milli Mücadeleye sivil olarak liderlik etmiştir.


TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, Milli Egemenlik Belgeleri Ankara 2015.

Erzurum Kongresi (23 Temmuz 1919)

Mondros mütarekesi Yunanlıların Karadeniz’de Pontus devleti kurma düşünceleri bağlamında silahlı eşkıya faaliyetleri yürütmesi, Ermenilerin doğu sınırımızda yaptıkları katliamları ve devlet kurmalarını engelleyerek ortak bir mücadele planı oluşturmak amacıyla Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyetinin katkılarıyla 23 Temmuz 1919’da   yapılmıştır.

İstanbul’un hükümetinin geri dönme talebini reddederek Erzurum’a gelerek kongreye katılan Mustafa Kemal yapılan oylama ile başkan seçilmiştir. Kongre sonunda on maddeden oluşan beyanname kararların bazıları şunladır;

  • Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez.
  • İstanbul hükümeti vatanın bağımsızlığı konusunda üzerine düşen görevi yerine getiremez geçici bir hükûmet kurulacaktır.
  • Vatanın bütünlüğünü ve ulusal bağımsızlığımızı sağlamak için Kuvayı Milliyeyi etkin ve milli iradeyi egemen kılmak zorunludur.
  • Her türlü işgale karşı milletimiz birlikte savunacak ve karşılık gösterecektir.
  • Ülkenizde yaşayan gayrimüslim azınlıklara yasalar çerçevesinde verilen haklar dışında başka bir imtiyaz verilmemelidir.
  • Ulusal bağımsızlığımıza saygılı ülkemize karşı yayılmacı siyaset izlemeyen devletlerin yardımını kabul edebilir.
  • Milletimizin içinde bulunduğu zorlu süreçte acil bir şekilde Milli Meclisin açılması ve alınacak tüm kararların meclisin denetimine sunulması gereklidir.
  • Şarki Anadolu Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir.

TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, Milli Egemenlik Belgeleri Ankara 2015.

Sivas Kongresi (4 Eylül 1919)

Amasya genelgesinde belirtilen süreç üzerine yapılacak kongre için Mustafa Kemal 2 Eylül 1919’da Sivas’a gelmiştir. Elâzığ Valisi Ali Galip İstanbul hükümetinden aldığı emir doğrultusunda kongreyi engellemek istese de hedefine ulaşamamış 4 Eylül’de Sivas Lisesinde kongre yapılmıştır.  Mustafa Kemal yapılan seçimle kongre başkanı seçilmiştir. Milli mücadelenin sağlanması doğrultusunda izlenecek yol ve yöntemlerin belirlenmesi doğrultusunda görüşmelerin yapıldığı kongrenin sonunda on maddeden oluşan beyanname yayınlamıştır.

  • Sivas kongresi toplanma ve kararlar bakımında ulusaldır,  kongrede Erzurum kongresinde alınan kararlar genişleterek bütün ülkeyi kapsayacak niteliğe getirilmiştir.
  • Ülkedeki tüm Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı ile birleşmiştir.
  • Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.
  • Temsil heyetinin  yetkisi tüm yurdu kapsayacak şekilde genişletilmiş ve Temsil Heyeti, Ali Fuat Paşa’yı Batı Cephesi komutanlığına atayarak ilk kez yürütme yetkisini kullanmıştır.
  • 14 Eylül 1919’da Milli direnişin tüm kesimlere duyurmak için İrade-i Millîye gazetesi çıkarılmasına karar verilmiştir.

Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919)

Anadolu’da başlayan milli siyasi hareketi engelleyemeyen Damat Ferit Paşa hükümeti istifası ile yerine milli mücadeleyi destekleyen Ali Rıza Paşa hükümeti göreve gelmiştir. Bu doğrultuda doğrultusunda 20-22 Ekim 1919 tarihleri arasında İstanbul hükümeti adına Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal  arasında Amasya Görüşmeleri gerçekleşerek protokol yapılmıştır. Yapılan protokolde aşağıdaki maddeler yer almıştır;

• Mebusan Meclisinin güvenlik sebebi ile İstanbul’da toplanmamalıdır.
• Ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğü esastır bu doğrultuda manda ve himaye hiçbir şekilde kabul edilemeyecektir.
• Gayrimüslim azınlıklara siyasi hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilmeyecektir.
• Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yasal kurul olarak İstanbul Hükümeti tarafından tanınacaktır.
• İtilaf devletleri ile yapılacak barış görüşmelerine Temsil heyetinin de görevlendirdiği temsilciler gönderilecek.

⇒Temsil Heyet-i ilk kez Amasya görüşmeleri İstanbul Hükümeti tarafından tanınmıştır.

⇒ Mustafa Kemal’in daha çok tanınmasını ve milli mücadeleye olan desteğin artmasına yol açmıştır.


TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, Milli Egemenlik Belgeleri Ankara 2015.

Misak-ı Milli (12 Ocak 1920)

Mustafa Kemal Meclisin İstanbul’da toplanmasının güvenlik bakımından uygun olmadığını belirtse de İstanbul Hükümetinin tarafından bu talep kabul edilmemiş Mebusan Meclis 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanmıştır. Erzurum’dan milletvekili seçilen Mustafa Kemal meclisin açılışına katılmayarak Ankara’da kalmıştır. Meclise katılacak vekillerden; kendisini meclis başkanı seçmelerini, Müdafaa- i Hukuk Grubu oluşturmalarını ve meclis tarafından hazırlanan “Misak-ı Millî” kararlarını kabul edilmesini istemiştir. İsteklerine aykırı olarak Meclis başkanı Reşat Hikmet Bey Müdafaa- i Hukuk Grubu yerine Felah- ı Vatan Grubu oluşturmuştur.

Kabul edilen isteği ise Mebusan Meclisinin 28 Ocak 1920’de yapılan gizli toplantıda onayladığı “Misak-ı Millî” kararları olmuştur.  Altı maddeden oluşan Misakı Milli maddeleri şu şekildedir;

  1. Osmanlı Devleti’nde Mondros mütarekesini imzalandığı tarihte özellikle Arapların çoğunlukta olduğu yerleşim yerlerinde düşman ordularının işgali altında kalan yeler bir bütündür ve bu bölgelerin durumu halkının serbestçe verecekleri karara göre olmalıdır.
  2. Kendi seçimleri ile anavatana katılmış Kars, Ardahan, Artvin için tekrardan halk oylamasına gidilmelidir.
  3. Batı Trakya’nın hukuki durumu halkın serbestçe kullanacakları oylara uygun olmalıdır.
  4. İstanbul’un güvenliği her türlü tehlikeden korunmalıdır. Boğazların dünya ticareti ulaşımına açılması ile ilgili durum Osmanlı Devleti ve diğer devletlerin ortaklaşa alacağı kararla geçerli olmalıdır.
  5. Azınlıkların hakları ile ilgili durum komşu ülkelerdeki Müslümanların da aynı hukuktan yararlanmaları şartıyla tarafımızdan desteklenecek ve sağlanacaktır.
  6. Çağdaş bir yönetime kavuşmamız ve devletimizin gelişmesine engelleyici siyasî, adli, mali ve diğer sınırlandırmalar kaldırılmalıdır.

Misak-ı Millînin kabulüyle ulusal sınırlarımız kesin olarak belirlenmiş, Kurtuluş mücadelemizin programı oluşturulmuş, ekonomik bağımsızlıktan taviz verilmeyeceği açıkça belirtilmiştir.


Büyük Millet Meclisinin Açılması (23 Nisan 1920)

isakı Milli kararlarını kabul edilmesi sonucu 16 Mart 1920’de İtilaf devletleri tarafından İstanbul resmen işgal edilmiştir.  İşgalci güçler tarafından milletvekilleri tutuklanarak sürgüne gönderilmiştir. Hükûmeti kurma görevi yeniden Damat Ferit’e verilmiş, Sultan Vahdetinin buyruğu ile Mebusan Meclisi kapatılmıştır. Bu durum üzerine Mustafa Kemal İtilaf devleti temsilcilerine işgal için protesto telgrafları çekmiş, vali ve komutanlara gönderdiği bildirilerde Ankara’da bir meclis toplamak için bütün illerde seçim yapılmasını istemiştir. Seçimlerin yapılması ile birlikte 23 Nisan 1920’de Ankara Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı sonrası okunan dualar ile Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Meclisin ilk oturumunda en yaşlı üye olan Sinop Mebusu Şerif Bey geçici başkan olmuş ertesi gün yapılan seçimle Mustafa Kemal başkan seçilmiştir.  Mustafa Kemal tarafından meclise verilen ilk  önergede aşağıdaki ifadeler yer almıştır;

  • Hükümet kurulması zorunludur.
  • Geçici “hükûmet başkanı” veya  “padişah vekili seçmek doğru değildir.
  • Büyük Millet Meclisin üstünde hiçbir güç yoktur.
  • Yasama ve yürütme yetkileri meclise aittir.
  • Meclisin seçerek görevlendirdiği ve başkanlığını Meclis başkanının yaptığı heyet hükümet işlerine bakar.
  • Padişah ve Halifenin durumu baskıdan kurtulduktan sonraki durumu meclis tarafından yasa çerçevesinden belirlenecektir.

 Büyük Millet Meclisi Genel Özellikleri

  • Kurucu meclistir.
  • Olağanüstü yetkilere sahiptir.
  • İhtilalci bir meclistir.
  • Güçler birliği ile yönetilmiştir. (Yasama ve yürütme)
  • Milli egemenlik esas alınmıştır.
  • Farklı düşüncelere sahip vekillerin yer aldığı demokratik bir meclistir.
  • İnkilapçı meclis değildir. ( Tek inkılabı saltanatın kaldırılmasıdır.)
  • Ulusal bir meclis özelliğini taşır azınlık vekiller yer almamıştır)
  • Temel amaç ülkenin bağımsızlığını sağlamak olduğu için siyasi partiler yoktur.


Yasal Uyarı: Yayınlanan yazıların/içeriklerin tüm hakları “tarihbilgini.com” aittir.  Kaynak gösterilmeden  yazının/içeriğin tamamı yada bir kısmı kullanılamaz.

Daha Fazla Göster
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.