TYT/AYT

İnsanlığın İlk Dönemleri

İnsanlığın İlk Dönemleri; Tarihi olayların daha rahat incelenmesi için tarihçiler tarafından geçmiş belirli dönemlere ayrılmıştır. Bu ayrımda yazı bir milat olarak kabul edilmiş, yazıdan önceki dönem tarih öncesi sonrasındaki dönem ise tarih çağlar olarak adlandırılmıştır. Tarihi öncesi çağlar kullanılan araç ve gereç doğrulusunda Taş ve Maden olarak ikiye ayrılmıştır.

 Karanlık çağ olarak da nitelendirilen bu süreç aydınlanmasında arkeoloji biliminin önemi büyüktür


Yazının İcadından Önce İnsan 

  • İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir ve dünyanın her yerinde başlangıç ve sona eriş süreleri farklılık göstermiştir.
  • Göçebe olarak yaşayan ve tamamen tüketici konumunda olan insanoğlunun temel geçim kaynağı avcılık ve toplayıcılık olmuştur.
  • Avcılıkta sivri ve kesici aletler kullanılırken, toplayıcılıkta ise doğada kendiliğinden yetişen yabani tahıllar, meyveler ve otlarla beslenilmiştir.
  • Barınma ihtiyaçlarını doğanın kendilerine sunduğu şartları değerlendirerek su kenarları karşılayan insanoğlu havaların soğuması ile mağara ve ağaç kavuklarını kullanmıştır.
  • Ateşin kontrol altına alınarak kullanılması insanlık için büyük bir adım olmuş ateş; ısınma, aydınlanma,  vahşi hayvanlardan korunma ve yiyeceklerin pişirilmesi gibi birçok alanda kullanılmıştır.
  • İnsanoğlunun mağara duvarlarına çizdiği resimler dönemin aydınlatılması adına büyük önem taşımıştır. Bu döneme ait mağaralar arasında İspanya’daki Alta mira ve Fransa’daki Laskö mağaraları ülkemizde ise Yarımburgaz Mağarası ve Antalya yakınlarındaki Karain Mağarası gösterilebilir.

Avcılık- Toplayıcılıktan Üreticiliğe 

  • İnsanoğlunun tüketici yapısından üretime geçtiği süreçtir.
  • Havaların ısınması ve bilgi birikiminin artması ile mağaralardan çıkan insanoğlu su kenarlarında yaşamış, barınma ihtiyacını ise yaptıkları kulübeler ile karşılamıştır.
  • Sığır, koyun, keçi gibi hayvanları evcilleştirerek etinden, sütünden ve derisinden yararlanmıştır.
  • Doğada kendiliğinden yetişen tarım ürünlerini ıslah ederek toprağı işlemiş ve tarımsal üretimi başlatmıştır.
  • Tarımsal üretimin başlaması ile birlikte yerleşik hayata geçişin ilk adım atılarak köyler kurulmuş ve nüfus artmıştır.
  • Bitki liflerinden yapılan giysiler kullanılmıştır.
  • İhtiyaç fazlası ürünlerin ortaya çıkması ile de takas usulüne geçilmiştir.
  • Tekerleğin icadı ile birlikte yüklerin taşınması kolaylaşmıştır.
  • Yiyecekleri korumak amacıyla kilden kaplar yapılmıştır.

İLK YERLEŞMELER

ÇAYÖNÜ

  • Günümüzde Diyarbakır’daki Ergani ilçesinin sınırlarında kalan yerleşmedir.
  • İnsanoğlunun göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçerek tarımsal üretime başladığı dünyadaki ilk köy yerleşim yerlerinden biridir.
  • Yapılan arkeolojik çalışmalar ilk köy yaşamının günümüzden yaklaşık 10 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edilmiştir.
  • Bakır dünyada ilk kez burada işlenmiştir.

ÇATALHÖYÜK

  • Günümüzde Konya’nın Çumra ilçesi sınırları içerisinde kalan yerleşmedir.
  • İnsanoğlunun köy yaşamından şehir hayatına geçişinin dünyadaki en eski örnekleri arasında yer almıştır.
  • Yapılan arkeolojik çalışmalarla günümüzden yaklaşık 9 bin yıl öncesine ait 8000 kişinin üzerinde nüfusun olduğu tespit edilmiştir.
  • UNESCO tarafından 2012’de Dünya Mirası arasında yer almasına karar verilmiştir.

GÖBEKLİTEPE

  • Günümüzde Şanlıurfa’nın 18 km kuzeydoğusunda kalan yerleşmedir.
  • Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınak yerleşkesidir.
  • Yapılan arkeolojik kazılarda günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine ait merkezde “T” biçimine benzer büyük taşın “L” harflerine benzer taşlar tarafından çevrelendiği görülmüştür.
  • 2018 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır.

Göbeklite’nin keşfedilmesi ile tarihçiler tarafında ortaya atılan iki tez çürütülmüştür.

I.Tez

Yanlış ⇒ Dünyada bilinen ilk tapınak Malta Adasındadır ve  MÖ 5000 yılına aittir.

Doğru ⇒ Yapılan arkeolojik çalışmalar ile Göbeklitepe tapınağı günümüzden 12 bin yıl öncesine ait olduğu görülmüştür.


II.Tez

Yanlış ⇒Dünyadaki ilk dini tapınaklar  insanların yerleşik hayata geçmesi ile inşa edilmiştir.

Doğru ⇒ Göbeklitepe de inşa edilen tapınaklar insanoğlunun tarım ve hayvancılığa geçişinden öncedir.


Yazının İcadı ve Önemi

İnsanlık tarihi için milat kabul edilen yazı ilk kez MÖ 3200’lü yıllarda ziggurat tapınaklarına getirilen ürünleri kontrolünü sağlamak amacıyla kil tablet üzerine konulan işaretler vasıtası ile Sümerliler tarafından kullanılmıştır. Sonraki süreçte Anadolu uygarlıklarından; Asurlular,  Hititler ve Urartular Mezopotamya uygarlıklarından; Akadlar ile Babiller tarafından geliştirilerek kullanılmıştır.

Çivi yazısı olarak kullanılanılan bu türe karşı Mısırlılar papirüs bitkisinden elde ettikleri kâğıtların üzerine resim yazısı olarak nitelendirilen hiyeroglif yazısını kullanmıştır. 700’den fazla simge, sembol ve resimden oluşan bu yazı türünde yazılar sağdan veya soldan yazılabilmiştir. Yazının gelişim serüvenine katkı sağlayan bir diğer medeniyet ise Fenikeliler olmuştur.  Fenikeliler kendilerine özgün 22 harflik alfabeyi kullanmıştır. Bu alfabe daha sonrasında Romalılar tarafından geliştirilmiş günümüz latin alfabesinin temeli oluşturulmuştur.

Yazı devletlerin işleyişleri doğrultusunda; siyasi ilişkilerde, yöneticiler tarafından çıkarılan kanunlarda, bürokratik işlerde, hukuk kuralları gibi pek çok alanda kullanılmıştır.


Kadim Dünyada Bilimler

Astronomi

Astronomi gökteki cisimleri anlamaya çalışan bilim dalıdır. Bu bilimin oluşması ve gelişmesinin sebepleri arasında insanların gökyüzüne duyduğu merak ve günlük ihtiyaçlarının karşılaması gelmektedir.  Yunanlıların gemilerini yönünü belirlemek için yıldızlardan faydalanması, Mısırlıların ektikleri ürünün zarar görmesini engellemek amacıyla Nil Nehrinin taşma sürecini hesaplaması,  Sümerlilerlilerin ziggurat tapınaklarında son katlarında yaptıkları gözlemler ile günümüzde kullandığımıza çok yakın ay yılına dayanan takvim yapması bu örnekler arasında gösterilebilir.


Coğrafya

Yeryüzünü araştıran bilim dalı olan Coğrafyanın gelişmesinde insanoğlunun yaşadığı yeri tanımak, göçler, seferler seyahatler dolayısıyla gidilen yerler hakkında bilgi edinmek etkili olmuştur. Bu doğrultuda Yunanlıların yaptıkları gemi yolcukları,  Romalıların askeri seferlerinin güzergâhını, iaşe temin edecekleri noktaları belirlemek çeşitli haritalar çizilmiştir. Makedonya Kralı Büyük İskender yapacağı seferlerde coğrafya biliminden faydalanmaya büyük önem vermiştir. Bu doğrultuda yapacağı seferlerde ülkelerin coğrafi durumunu, şehirlerin planlarını, stratejik yerlerini vb. birçok coğrafi faktörü dikkate almıştır.  Nitekim 12 yıl gibi kısa süre içinde kurmuş olduğu imparatorlukta coğrafya ’ya olan hâkimiyetinin de etkisi olmuştur.
“Geography adlı eseri ile Coğrafya kelimesini ilk kez kullanarak bu bilimin temellerini atan kişi Eratosthenes ‘dir.


 Tıp

İlk çağ’da Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarından Hitilerde hastalıkların tanrıların cezası olarak kabul edilmiştir. Hastalıklarında tedavilerinde ise büyücülük ve batıl yöntemler kullanılmıştır. Bu görüşe aykırı olarak ise Antik Yunanda yetişen bilimsel tıbbın kurucusu ve babası olarak adlandıran Hipokrat hastalıkların doğaüstü ve tabiat güçlerinden dolayı değil fizyolojik sebeplerden kaynaklandığını açıklamıştır. Hipokrat bu görüşü bağlamında fal, büyü sihir gibi tedavi yöntemlerini de reddetmiştir. Bu doğrultuda çalışmalarında Akıl, tecrübe ve gözlemlerin ön planda olmuştur. Geçmişte öğrencilerine hastaların tamamına yardım edeceklerini onları sırlarını saklayacakları insanların asla kasten öldürmeyeceklerin dair yemin Bu gün günümüzde tüm dünyada tıp fakültesi öğrencileri mezuniyet törenlerinde ‘’Hipokrat yemini’’ olarak okutulmaktadır.


Yasal Uyarı: Yayınlanan yazıların/içeriklerin tüm hakları “tarihbilgini.com” aittir.  Kaynak gösterilmeden  yazının/içeriğin tamamı yada bir kısmı kullanılamaz.

Daha Fazla Göster
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.